Blog Arşivi

20 Haziran 2015 Cumartesi

Uşak Avşar Beyi Söylencesi

Uşak


Avşar Beyi Söylencesi
Avşar Beylerinden biri ava çıkmıştır.Av peşinde koşarken Bizans sınırına girmiştir.Tutsak olarak Tekfurun huzuruna çıkarılır.Tekfur:"buralarda ne arıyorsun?" diye sorar.Avşar Beyi:,"Hiç, canım sıkılmıştı şöyle bir çıkıp gezeyim bir kale fethedeyim dedim" der.Tekfur güler,"Kaleyi tek başına mı alacaksın" der.Avşar Beyi de gülümser " Hayır dağın öbür yamacında silahlı 10.000 askerim var.birkaç saat içinde dönmezsem buraya üşüşüp taş üstünde taş koymayacaklar,çok kan dökülecektir." der.
Tekfur korkar onbin atlıyla başedecek askeri yoktur.Bir çare aramaya koyulur."Aramızda bir antlaşma yapalım ben size yılda bin altın beşyüz koyun bir o kadar da deve at versem,bu savaştan vaz geçer misiniz?"Afşar Beyi şöyle bir düşünür:"Kan dökülmesini istemeyen bir insansınız.Hatırınız için önerinizi kabul ediyorum.Hemen hazırlayın ben döndükten sonra da yollayın,sakın ola ki yola asker çıkarmayın,atlılarım üzerime asker saldırdığınızı düşünüp kaleye saldırabilirler...isteklerimi de tam zamanında gönderin."der.
Bizans tekfuru böyle bir belayı savuşturduğu için memnundur.Tek başına bir kaleyi aldığı için namı artan Afşar Beyi zamanla bölgeye tamamıyla hakim olur.
Ali ile Kezban söylencesi
Yörede yaşayan zengin bir alenin Kezban adında çok güzel bir kızı vardır.Dağ eteğinde sürüsünü otlatan çoban bir gün kızı görür ve sevdalanır.Kezban da ona tutulmuştur.Ali yıllarca sırrını saklar ama bir gün gelir artık dayanamaz ve anasını kızı istemeye gönderir ana yüreği dayanamaz ve varır kız kapısına kızı ailesinden ister.Bey kızar:"Oluna söyle yüksek dağların başı dumanlı olur.Baş döndürür.Başını yükseklerde gezdireceğine,dağın eteğinde sürüsünü otlatsın kendi dengini bulsun "der.
Bu sözler Hem Ali yi hem de Kezban'ı derinden yaralar iki aşık kaçmaya karar verirler.Gece yarısı bir pınar başında  buluşurlar.ama pusu kuran beyin adamları ikisini de öldürürler.Olay tüm çevreyi etkiler.Her ikisinin de ardından türküler yakılır.


Evren Dede söylencesi
Bir zamanlar Banaz ilçesinin günümüzde Evren Dede koruluğu denilen yerde türküler çalıp söyleyen bir Türkmen koca yaşamaktadır.Ezgiler öylesine yankılanır ki duyan sese doğru koşar ve Evren Dede susmadıkça yanından ayrılamazmış.
Bir gün gelir artık koruluktan ses gelmez olur koruluğa gidenler Evren Dede den hiçbir iz bulamazlar.Ama sazından gelen nağmeler koruluğa sinmiştir.Yel estikçe sesler dökülür.çamların uğultusuna karışıp
Uşaklılar a Evren Dede'nin ezgilerini dinletir.
Günümüzde de yel estiğinde  yörede aynı namelerin geldiği ne inanılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder