20 Haziran 2015 Cumartesi

Muş Kızıl Ziyaret Söylencesi



Muş
Kızıl Ziyaret Söylencesi
Bir zamanlar Kurtik Dağları eteğinde yaşayan yaşlı bir adamın dünyalar güzeli bir kızı vardır.Kız bir çobana sözlüdür.Onun güzelliğini duyan Muş Beyi'nin oğlu ,günün birinde buralara gelir.Kuzularını yayan kızı görür görmez sevdalanır.Güzelliği gözlerini kamaştırmış dili tutulmuştur.Bir süre sonra kendine gelir ve kıza seslenir:"Atla atımın terekesine sen bana layıksın".Kız "Kıyma bana ağam.Sen bey oğlusun,benim gibi elli kız bulursun.gönlüm satılık değildir.onu sahibine atamışım bir kez...


Başkasında gözüm yok.." diye yalvarsa da beyin gözü görmez.Kız kaçmaya başlar,Beyoğlu da kovalar,Umutsuzluğa kapılan kız kendini dik bir yardan aşağı atar.yiter gider.Hiç bir izini bulamazlar ama onun eşsiz güzelliği çiçeklere,,yüreğinin coşkusu kaynaklara,türküleri kuşların ötüşlerine soluğu dağ yellerine sinmiştir.O günden sonra tepeyi ziyaret edenler buraya "Kızı ziyaret tepesi" demişler.Bu ad zamanla Kızıl Ziyaret Tepesi adına dönüşmüştür.
Bayındır Baba Söylencesi
Malazgirt Savaşı'nın ünlü komutanlarından Bayındır Baba'ya ilişkin söylence şöyledir:
Muş'lu bir delikanlı Yemen Çölleri'nde savaşırken yaralanır, yıkıldığı yerde "su su" diye inlerken ağzına bir desti uzanır. Aksakallı nur yüzlü bir adam, testisiyle bağrını serinletir, yarasını sarar. Delikanlı kendine gelince, kim olduğunu sorar. Dede:
"Ben Bayındır Baba’yım. Sen askere çağrıldığında ilkin arkadaşlarınla beni ziyaret etmiştin. Ziyaret borcumu şimdi ödüyorum."der ve ortadan kaybolur yiter.


Bayındır Baba'nın askere gidenlerin ve ziyaretçilerinin koruyucusu olduğu yönündeki inanış günümüzde de yaygındır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder