20 Haziran 2015 Cumartesi

Aydın MEANDER (Menderes) SÖYLENCESİ

Aydın
MEANDER (Menderes) SÖYLENCESİ
Anabelen Vadisi'nde Meander adında birisi yaşamaktaydı.Meander Asker ve yiğitliği dolayısıyla komutan seçilir.Bir süre sonra ordusunun başına geçerek Pesinünt Kenti(Friglerin dini merkezi) üzerine yürür.Kanlı bir savaş sonunda Meander'in ordusu yenilir.Yenik düşen Meander tapınaklarındaki hazineleri,değerli eşyalarını ve tüm varlığını askerlerine dağıtır.Tanrıça aklını büsbütün başından alır.Meander iyice çıldırır.Karısını ve oğlunu öldürür,sonra da yüksek bir kayadan kendini Anabelen Irmağı'na atar. Irmak o günden sonra "Meander" Menderes adını alır.


Endimiyon söylencesi
Dünyanın ilk pastoral ozanı olduğu sanılan Teokritos'ça anlatılmıştır.Menderes ırmağı kendi adıyla anılan ovadan gümüş parıltılarla kıvrıla kıvrıla akarak Bafa Gölü'nün sularıyla karışır.Bafa Gölü gümüş kesilmiş ve göle ay Tanrıça'sı Artemis 'in aynası denilmiştir.Efsane gölün yanı başında yükselen Beşparmak Dağları'nda geçer.Artemis (Diana)çoban Endimiyon'u bu dağlarda uyurken görmüş ve bu insanoğluna vurulmuştur. Artemis ,üç kişilikli bir tanrıçadır.
Yeryüzü'nün Bereket Tanrıça'sı iken Artemis;yeraltı ölüler evreninde fırtınalı geceler karanlığında Hekat;aydınlık gecelerin ay ışığında Artemis Selene'dir.Selene her gece ay ışığı ile gelir.Eros (Şafak) günün kapısını açıncaya kadar Endimiyon'la kalırdı.Endimiyon gökten inen ışığı ve üzerine gelen gümüş gövdeyi Dünya gözüyle göremez,ama düşler evreninde ay ışığının ,yani Selene'nin yanına gelmesinin mutluluğunu hissederdi.Bu efsane Tanrılara insan kurban etme geleneğine bir tepkiydi.Yoksul çoban kurban edilmek şöyle dursun ,uyurken İda Dağı'nın doruğuna götürülür ve selene ile evlenirken bütün tanrılar hazır bulunur.

Küpidon ile Psike
Milet,eskiden Büyük  Menderes'in arşipele aktığı yerin yanında bir yarımadaydı .söylenceye göre ,burada yaşayan bir kralın birbirinden güzel üç kızı varmış.En küçükleri Psike ablalarından daha güzelmiş ve herkes ona bir tanrıçaya tapar giibi taparmış.Artık Güzellik kraliçesi Afrodit'in iki beyaz memesi üzerine değil,Psike'nin başı üzerine yemin ediliyormuş.Azrtık Afrodit'in mihrabına dönüp bakan,ona güvercin ve kumru getiren olmuyormuş. Afrodit bu işe çok kızmış.Hemen oğlu Eros'u çağırmış " O şıfrıntının göğsüne sevgi okunu sapla,ama yakışıklı birine değil ,insanların en çirkinine aşık olsun" diye buyruk vermiş.Eroıs bu amaçla uçarak kızı bulmuş.ancak güzelliğini görünce hayran kalmış ve yanlışlıkla oku kendi yüreğine saplamış.Kıza delicesine tutkunmuş.Psike'nin babası kızının evlenmesi konusunda apollon'un bir papazına baş vurmuş.Papaz kızın SAmason dağında bir uçurumun kenarına götürülmesini bir yılanın koca olarak kızı gelip alacağını söylemiş.Daah sonra Meltem(Zefiros) kızı güzel bir yere götürmüş.Orada bir konuttan sesler gelmiş,kızı çağırmış,Psike içeri girmiş.Gece kocası gelmiş:yılan değil insanmış.Her gece geliyor sabahleyin gidiyormuş ve psike onun yüzüün hiç göremiyormuş.Bir süre sonra kocasından ailesini görmek için almış,kıskanan kardeşleri,kocasının bir ejderha olabileceğini,kötülük yapabileceğini söylemişler.Psike bir elinde kandil,bir elinde bıçak kocasının yanına gitmiş ama güzel bir insan olduğunu görünce şaşırmış.Kandilden düşen damla ve bıçağın sesi adamı uyandırmış acı acı bakmış,sonra çıkıp gitmiş.Afrodit yaralı olduğunu görmüş,bağışlanmasını dileyen kızı ise bir sürü sınavdan geçirilmiş:Birbirine karışmış tohumları ayırmak Stiks Irmağı'nın şelalesinden bir kova su getirmek ,cehennemden bir kutuyu doldurup getirmek gibi işler istemiş kızdan.Çeşitli hayanlar ve insanlar acıyıp kıza yardım etmişler.Gelgelelim Psike son seferinde açılmaması gereken güzellik kutusunu açmış ve kutudan çıkan kokuyla uyanılması güç bir uykuya dalmış.Erso kilitlendiği odanın penceresinden kaçarak ambrosiya şarabından içmiş,böylece Psike,yani insan gönlü,ölümsüz olmuş.Eros kızın gözlerinden uykuyu silmiş ve artık birlikte olacaklarını söylemiş.Bu çiftten de gençlik ve sevinç doğmuş.

Karanlık Köprü söylencesi


Bu söylence XVlll yy da geçtiği sanılan bir olayla ilgilidir.Efsane olmamakla birlikte yörede anlatılmaktadır.Karanlık köprü Ramazan Paşa mahallesi ile Zafer mahallesini birbirine bağlayan köprüdür.Aydın muhassili (Kaymakam) Tahir Paşa'nın eşi,bir terzi karısının üzerinde çok güzel bir elbise görerek kıskanır.Gidip kocasına sitemde bulunur."Bir terzi karısı benden güzel giyiniyor" der.Tahir Paşa terziyi çağırarak "Karın Aydın da israfa neden oluyor,bu ne cüret?"diye çıkışır.Daha sonra,karısını kıskandıran elbise halkın gözü önünde yakılır.İleri gidenler araya girerek terzinin bağışlanmasını dilerler.Tahir Paşa "Bağışlarım ama,şu dereye bir köprü yapsın" der.Çaresiz kalan terzi ütüsünü ,makasını satıp Karanlık köprü'yü yapar ama,geçim bakımından büyük bir çöküntüye uğrar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder