11 Ocak 2014 Cumartesi

Tekirdağ Tekirdağ da Kral yolu Söylencesi


Tekirdağ
Tekirdağ da Kral yolu Söylencesi
Bizans dönemi'nde Tekirdağ'ı yöneten Tekfurun güzel bir kızı Barbaros tekfurunun da  da yiğit bir oğlu vardır.Günün birinde kızı gören oğlan yemeden içmeden kesilir.Gece gündüz kızın hayali gözlerinin önündedir.Sonunda dayanamayıp derdini babasına açar,bu kızı kendisine alması için yakarır.Tekfur Tekirdağ'a gidip kızı babasından ister.Tekirdağ tekfuru:"Denize kıyı boyunca ;suyun bir karış altında bir yol yaptıracaksınız.Kızım buradan arabasıyla geçerken tekerlekler şıpır şıpır edecek.Bu şartı kabul ederseniz kızım sizin olacak" der.
Barbaros Tekfuru çaresiz kabul eder.İki gencin sözü kesilir.Düğün hazırlıklarına başlanır.Bir yandan da yolu yapımı sürdürülmektedir.Bir gün Tekfur kızı vermekten vazgeçtiğini söyleyince yapım da durur.Yolun şarap iskelesi yakınında birden yok olmasının nedeni budur.
Bir başka söylenceye göre ise yol yapılır gençler evlenir arabayla buradan geçip giderler ama bir gün deniz kabarmıştır dalgalar gelip gençleri alıp götürür ve bir daha da bulunamazlar.
ARZULU KÖYÜ SÖYLENCESİ
Söylenceye göre göre Arzulu köyü adını o yörede yaşamış Arzu Baba adlı bir dervişten almıştır.
Arzu Baba günümüzde Arzulu Köyü yakınlarında yaşamaktadır.Her gece köyün çevresini bir kaç kez dolaşır.Bir tehlike olup olmadığını anlamadıkça yatmaz.
O dönemlerde düşman çeteleri köylere baskın yapmaktadır.Bir gece Arzu Baba,çetenin yaklaşmakta olduğunu görür.Tek başına direnip köyü çetelere karşı savunur ve köye bir tek çete bile sokmaz.


Arzu Baba ölümüne değin köyü korur.öldüğünde tüm köy ,ardından yas tutar.O na bir türbe yaptırılır ve köye adı verilir.
Ermiş Baba Söylencesi
Baba diye çağrılan bir ermiş ortalığın susuzluktan kırıldığı bir dönemde su çıkması imkansız bir yeri kazıp su çıkarır.Köylü onun bu kerametini "büyü ,sihir" diye karalar.böyle şeyler yapmaması için uyarır,daha sonrada kadıya şikayet eder.Kadı ermişe kendisini savunmak için tanığı olup olmadığını sorar.O da izin isteyip dışarı çıkar."Gelin ikiniz" diye seslenir. Görünürde kimseler yoktur.Az sonra iki iri taş ermişin ardından gelir.Kadı davadan vazgeçip ermişe taşları durdurmasını söyler.Ermiş:"durun" deyince taşlar oldukları yerde kalır.
Günün birinde ermişe bir kiriş gerekir.,kirişi kesip biçer,ama kısa gelir.köylüler gülüp eğlenmeye başlayınca kirişi eline alıp sıkarak uzatır. Köy halkını da "yerle bir olun" diye kargışlar.Sözü bitince köy yerle bir olur.
Yukarı Sırtköy'ün Kargışlanması söylencesi
Günün birinde Sırtköy'e bir ermiş gelir.Bir kapıyı çalıp su ister.Kapı yüzüne kapanır.Böyle birkaç evin kapısını daha çalar :"Oradaki kuyuları görmüyor musun? gidip içiver," diye tersleyip kovarlar.
Bunun üzerine ermiş yüzünü köye dönüp :"Kuyularınız kurusun ,hiç su çıkmasın,Hepsi şu aşağıdaki köyden su taşıyan Haneniz 32  yi aşmasın" diye kargışlar.Bundan sonra kuyular kurur.Su çıksa da kısa bir sürede bitiverir.Hane sayısının uzun zamandır 32 nin üstüne çıktığı görülmemiştir.Köylüler sularını ,günümüzde de yakınlarındaki Aşağı Sırt Köy'den taşırlar.
Almalı Kalesi ve Müstecap Köyü söylencesi
Gazi Süleyman Paşa Karadağ'ın tepesindeki Almalı Kalesi'ni almak ister.Kale bir kaç kez kuşatılır,baskınlar yapılır ama bir türlü düşmez.Bunun üzerine Karargah günümüzdeki Müstecan Köyü yakınına taşınır.Yeni bir saldırı planı yapılır.
Ertesi sabah erkenden kalkan ordusu,hazırlıkları tamamlar.Süleyman Paşa :"Eğer dualarımız müstecap(Kalbul) olursa burada bir köy kurulsun "der.Plan gereği atlar ters nallanır.Düşman da nal izlerine bakarak ters yöne gider.Kaledeki asker sayısı azalmıştır.Askerler kısa sürede kaleyi ele geçirir.Karargahın bulunduğu yerde bir köy kurulur.Adına da Müstecap Köyü denir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder