5 Kasım 2013 Salı

Balıkesir Paris Dünyanın İlk güzellik Yarışması Sarı Kız Efsanesi




Balıkesir

Paris
Kral Priamo'un iki oğlu vardır.Bunlardan Paris doğmadan önce anası,düşünde karnında alevlerin çıktığını ve bu alevlerin kenti sardığını görür.Yorumcular,bunun doğacak çocuğun "kentin yanıp yıkılmasına  neden olacağı" anlamına geldiğini söyler.Çocuk doğduğunda Priamos onu çocuğuyla İda dağı'na bıraktırır.Orada yaşamayacağı,böylece felaketin önleneceği düşünülür.Ama bir dişi ayı beş gün çocuğu emzirir.Altıncı gün dağa gelen çoban çocuğu görünce alır eve götürür.
Paris büyür gelişir,klanın ünlü çobanı olur,oinone ile evlenir.

Dünyanın İlk güzellik Yarışması
Tanrılar,Deniz tanrısı Neraus'un kızı thetis'in düğünü için Olympos'ta toplanırlar.Düğün aslında belli dengelerin bozulmamasını amaçlamaktadır.Thetis bir ölümsüz olmasına karşın,bir ölümlü ile phthia kralı Peleus'la evlendirilmektedir.Bunu istememektedir ama karar Zeus'tan geldiği içi sesini çıkaramaz.Düğünde bir tatsızlık çıkmaması için Kavga-Nifak tanrısı Eris törene çağrılmaz.Eris buna çok gücenir.Yiğit Heraklis'in "Akşam kızları" (Hesperides) nın bahçesinden çaldığı altın elmalardan biri Eris'in eline geçer.O da üstüne "En Güzele " yazarak elmayı ,şölen sofrasına atar.
Tanrılar ne edeceklerini şaşır.Zeus zor durumdadır.elmayı kime verse bir sorun çıkacaktır.Karısı Hera elmayı kapar, Athena ile Aphrodite buna razı olmaz.
Zeus şöyle bir çözüm bulur:"En güzeli" İda çobanı Paris seçecektir.Hermes üç güzelle İda dağının yolunu tutar.
Zeus'un buyruğu Paris'i şaşırtır.Tanrıçaların üçü de birbirinden güzeldir.Üstelik her biri kendisini seçmesi için bir şey vadetmektedir.Hera "Elmayı bana verirsen  Asya ve Avrupa krallığı senin olur." Athena"Beni seçersen savaşta dünyanın en yararlı,en başarılı yiğidi olursun.İnsanüstü bir akıl bağışlarım sana" Aphrodite ise,gülümseyerek "Benden san en güzel kadının sevgisi" der
Paris elmayı Aphrodite 'e uzatır.Böylece ilk güzellik yarışması sonuçlanır. Paris Troya ya geçer.zamanla Kral Priamos'un oğlu olduğu anlaşılır.Ama ailesiyle geçinemez.Yaşantısı değişmiş,güzellik peşinde koşar olmuştur ve gemileriyle denize açılır.
Sarı kız
Mitolojide Önemli bir yeri olan Kaz dağı İslam dininden sonra da efsanelere konu olmuştur.Sarı Kız bunlardan biridir.

Edremit'in Küre Köyü'nde yaşayan Sarıkız,çok güzel,güzel olduğu kadar da iyi  yürekli,yardımsever bir kızdır.Bu özellikleri nedeniyle çekemeyenleri de çoktur.Yaşantısı çeşitli söylencelere konu olur.Çıkarılan söylenceler babayı çok üzer,ama elinden bir şey gelmez.Sarıkız'ın önüne bir kaç kaz atarak dağa çıkarır.Orada yaşamını sürdürebilmesi onun iyi bir insan olduğunu gösterecektir.Sarıkız sessizce katlanır.Bir gün babası onu görmeye gelir.Dağa çıkarken yorulur ve kızından su ister Sarıkız'ın dağın tepesinden uzanarak körfezden tasını doldurup ,kendisine uzatmasıyla adamcağız şaşkına döner.Kızının erdiğini anlar,önünde namaz kılar.ancak sırrının anlaşılması ile  Sarıkız oracıkta ölür.Baba çok üzülür.Oralardan gitmek üzere uzaklaşır.O da bir tepe üzerinde can verir.Kaz Dağı adının bu söylenceden geldiği öne sürülmektedir. Dağın en yüksek doruğu "Sarı kız tepesi",babasının öldüğü yer de "baba dağı" olarak anılmaktadır.
Sarıkız'ın mezarı Sarıkız tepesindedir.Bu gömü Türkmenler'ce kutsal sayılmaktadır.Her yıl eylül ayında ziyaret edilmektedir.

Sarı Kız Efsanesi

Yüzlerce yıl önce bölgede yaşayan baba ile kızın öyküsünü anlatan "Sarıkız Efsanesi"ne göre; Sarıkız, fakir babasıyla birlikte Edremit’in Güre köyünde yaşar.

Sarıkız ile evlenmek isteyen gençler, "yüz bulamayınca" onun hakkında dedikodular yayıp hakaret etmeye başlarlar.

Yöre halkı, bunun üzerine babadan kızını öldürmesini ya da köyden kovmasını ister. Çaresiz olarak kızını Kaz Dağları’nın bir tepesine bırakıp köye dönen baba, birkaç hafta geçince "Gidip bir bakayım, hiç olmazsa belki ölüsünü bulur, ona mezar yaparım" diyerek dağa çıkar. Ancak kızını bıraktığı vahşi ormanda kaz güderken bulur.

Burada abdest almak istediği suyun tuzlu olduğunu fark eden baba, çevrede deniz bulunmamasına rağmen "Suyu uzanıp denizden doldurduğunu" söyleyen kızının "ermiş" olduğuna inanır ve onunla birlikte dağlarda yaşamaya başlar.

Yıllar sonra ölen babasını, Kazdağları’nın en yüksek tepesi olan ve halen "Baba Dağı" olarak anılan tepeye gömen Sarıkız da bir süre sonra ölür. Baba Dağı’nın yakınındaki ’Sarıkız Tepesi"ne gömülen genç kız adına türbe yapılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder